Senkronize yüzmede olimpiyatları hedefleyen iki genç sporcunun isyankâr, neşeli ve politik mücadelesi DÜET, 16 Mart’ta MUBI’de 

59. Antalya Altın Portakal Film Festivali Jüri Özel Ödülü, 42. İstanbul Film Festivali Mansiyon Ödülü ve 16. Documentarist kapsamında En İyi Kurgu ve Yeni Yetenek ödüllerini kazanan DÜET, dostluk, büyüme ve mücadele temaları çerçevesinde iki sporcunun hikayesini anlatıyor. 

 

 

Kendileri de sporculuk geçmişine sahip iki arkadaş İdil Akkuş ve Ekin İlkbağ’ın beraber imza attıkları DÜET, Mısra ve Defne’nin yolculuğunu anlatırken, Türkiye'de kadın sporcu olmanın ne demek olduğunu derinden hissettiriyor. İki genç sporcunun mücadelesinde ülkenin tüm kadınlarının yansımasını bulan belgesel, bir spor belgeseli olmanın yanı sıra, iki yakın arkadaşın duygusal gelgitlerinin de bir güncesine dönüşüyor. Mısra ve Defne, yeri geldiğinde mayolarına kendi elleriyle yama yapıyor, birbirlerini motive ediyor, yollarına taş koymak isteyen herkese direniyor ve 8 Mart’ta sokağa çıkıp isyanlarını haykırıyorlar.

 

Senkronize yüzme gibi ülkemizde çok az bilinen bir spora odaklanan filmin çekimleri 5-6 yıla yayılıyor. Mısra ve Defne’nin en başarılı dönemine denk gelen çekim süreci, sporcuların kariyer yolculuğuyla birlikte şekilleniyor. Antrenman görüntülerinden iki sporcunun çocukluk anılarına, pandemi dönemine, federasyonla yaşanan anlaşmazlıklara ve müsabaka görüntülerine uzanan hikaye, Türkiye’de sporcu olmaya dair önemli mesajlar içeriyor. Filmin yönetmenlerinden İdil Akkuş DÜET’i şöyle özetliyor: “Biz bir başarı hikayesi anlatmıyoruz, sadece bir sporcu hikayesi anlatmıyoruz. Kronolojik bir izlek takip etmek hikayeyle örtüşmüyordu. O yüzden de dostluk, büyüme ve mücadele temalarını gördüğümüz anda malzemeyi daha duygusal ve tematik bir şekilde bağlamaya çalıştık.”