Şehirler mutfak kültürüyle global hale geliyor

Türkiye'nin yolları yalnızca şehirler arasında bağlantı kurmuyor, aynı zamanda lezzetleri de taşıyor. Son zamanlarda bu lezzetlerin ortaya çıkmasında yerel yönetimlerin önemli bir etkisi var. Çünkü artık hemen hemen her şehirde bir yemek festivali bulunuyor. Yerel yönetimler, bir kenti tanıtmanın sadece tarihi yapılarla değil, aynı zamanda gastronomisiyle de mümkün olduğunu anlıyor. Günümüzde gastronomi, yerel yönetimlerin kültürel yatırımı ve tanıtım aracı haline geldi.

Kentten kente tat

Adana, Kebap Ateşi ile Lezzet Festivali'ni tanıtıyor; caddelerdeki duman, marka oluşturma gayretinin simgesi. Gaziantep, UNESCO tarafından tanınan mutfağını Baklava Festivali aracılığıyla dünyaya tanıtıyor; baharat pazarındaki her bir koku, yemek kültürünün ortak dilini ifade ediyor.

Bursa, Uluslararası Gastronomi Festivali’nde "Yeniden Yön Belirleniyor" sloganıyla pideli köfte, kestane şekeri ve süt helvasını tanıtıyor. Konya GastroFest'te yüz binlerce insan etli ekmek sıra bekleyerek bir araya geliyor, şehrin geçmişini yemek kültürü aracılığıyla keşfediyor.

Ege bölgesinde düzenlenen Çeşme Ot Festivali, İzmir’in boyoz ekmeği, Ayvalık’ın zeytinyağı ile yapılan yemekleri ve Muğla’nın balık festivalleri gezginlerin ilgisini çekiyor; Manisa’nın Mesir Macunu Festivali geleneği günümüze taşıyor. Karadeniz Bölgesi’nde Sinop'un Mantı Festivali, Trabzon'da düzenlenen hamsi kutlamaları ve Ordu'nun fındık etkinlikleri, bu yerlerin verimliliğini masalara taşıyor.

Doğu'da Kars Peynir Festivali ile ön plana çıkarken; Erzurum Cağ Kebabı Günleri soğuk havayı lezzet dolu bir ziyafete dönüştürüyor. Van Kahvaltı Şenliği, dünya üzerindeki en zengin kahvaltılardan birini sergiliyor. Ardahan’ın etleri, Erzincan’ın tulum peyniriyle birlikte dikkat çekiyor.

Güneydoğu bölgesindeki Mardin, Baharat Festivali ile çeşitli kokuları tüm dünyaya yayıyor. Şanlıurfa isot günleriyle birlikte, Hatay Gastronomi Festivali tatlı künefeden humusa birçok lezzeti tanıtıyor.