Kocatepe Kültür Merkezi, kadın liderlerin ilham veren hikâyelerine ev sahipliği yaptı. Başkent Gençlik Meclisi tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Kadın Liderler Zirvesi, bilimden sanata, teknolojiden girişimciliğe kadar pek çok alanda kadınların başarısını vurguladı. “Adımı Gör”, “Adımı Duy” ve “Adımı Bil” temaları çerçevesinde düzenlenen etkinlikte kadınların iş dünyası ve sosyal yaşamdaki mücadeleleri ile başarı hikâyeleri paylaşıldı. Bu topraklarda Türkiye’nin dört bir yanında iyilik hareketini yaymak için yola çıkan, gençlerin her zaman destekçisi aynı zamanda sevgilisi; kadınların mucizesi iş insanı Emel Uslu Atik Ankara’da yapılan zirveye damgasını vurdu…

Zirvenin açılışında konuşan Başkent Gençlik Meclisi Başkanı Hilal Gedik, meclisin altıncı yılını kutladıklarını belirterek topluma ilham verme hedeflerini dile getirdi. Gençlerin dayanışmayı güçlendirmek istediğini ifade eden Gedik, "Kadınların bilinmezliğini ve duyulmazlığını ortadan kaldırarak başarılarımızdan ilham alınmasını istiyoruz, kadınların başarılarını herkes duysun" dedi.

Sivil Toplum hayatında pek çok hayata dokunan, Mimar – İş insanı – EUAVAKFI başkanı, bu topraklarda iyilik hareketini yaymak için her an, her yerde olan gençlerin her zaman destekçisi ve gençlerin iyi niyet elçisi bir insan. O bir sivil toplum sevdalısı, gençler de onun sevdalısı diyerek sahneye davet edilen Emel Uslu Atik konuşmasında yaptığı girişte; “Salonda bu genç enerjiyi görmek beni çok mutlu etti. Başkent gençlik meclisine, başkanı Hilal Gedik hanımın konuşmasında gösterdiği performansa da hayran oldum. Değerli gençler, Kıymetli katılımcılar, bu yıl dördüncüsü düzenlenen kadın liderler zirvesinin ilk gününden bu yana hep yanlarındaydım. Başkent gençlik meclisinin, bana verdiği görevlerle birlikte, eskiden henüz bir bebekken 60 kişi ile yola çıkan ve bu gün öğrendim ki 6 bin kişiye ulaşmış olarak yoluna devam eden bir topluluk var. Meclis; Başkanlığını da bir kadına devretmiş gurur ve heyecan duydum. Ayrıca gençliğin bu enerjisi beni çok mutlu etti. Hep gençler umudumuz dedik ama, bu salonu gördükten sonra gençlerin gerçekten bizim umudumuz olduğuna bir kez daha inandım” dedi...

“ÇOCUKLARIN VE GENÇLERİN ELİNE TAŞLAR SİLAHLAR VERMEK YERİNE, KALEM TUTTURARAK VE ONLARA GELECEK İNŞA EDEREK, İLERLEMESİ YOLUNDA 26 YILDIR BU SAHALARDAYIM”…
Ben kadın olmanın zorluklarını bilen ve aynı zamanda da güzelliklerini bir arada yaşayan, Cumhuriyet kadınıyım diyerek sözlerine devam eden Emel Uslu Atik; “ Cam tavanlara tosluyoruz ve ben bu toslamanın da ötesinde, cam kırıklarının üzerine basa basa ilerleyen bir Cumhuriyet kadınıyım. Bununla gurur duyuyorum, kadın olmaktan da ayrıca mutluyum.

Türkiye'nin 81 ilinde kadınları güçlendirmek adına ve çocukları, hayata kazandırmak için yola çıktım. Temel eğitim çocuklardan başlar, onların eline taşlar silahlar vermek yerine, kalem tutturarak ve onlara gelecek inşa ederek, ilerlemesi yolunda 26 yıldır bu sahalardayım. En son 4-5 yıl önce EUA VAKFI olarak, bu çatı altında projelerimizi daha da geliştirerek, iyilikte buluşan insanlarla yol almaya devam ettim. Yol alırken kiminin EMEL ablası, kadınların ise mucizesi oldum. Biz bunu berber başardık, eğer kadınlar yan yana yürüyebilir ve erkekleri de yanına alırsa başaramayacağı, hiçbir şey yoktur. Benim farklı ve zor bir hikâyem var. Burada ben bu hikâyemdeki duruşumdan bahsedeceğim. Mottomuz “YOL AÇILMAZ. YOL AÇILIR”… Değerli gençler, bu çağın en büyük sorunu imkânsızlık değil, bu çağın en büyük sorunu, vazgeçmeye razı olmuş zihinlerdir. Sakın vazgeçmeyin” şeklinde konuştu…

“YAPILMAMIŞI YAPMAYA ÇALIŞIYORUZ”…
Ben mimarım. Hayatım boyunca yapılar inşa ettim. Yurt içi ve yurt dışında birçok projeye imza attım. Ama mesleğim bana çok daha büyük bir gerçeği öğretti diyerek sözlerine devam eden Emel Uslu Atik; “En zor inşa edilen şey bina değildir. En zor inşa edilen şey, insanın kendisidir. Bunu başarabiliyorsanız zaten doğru yerdesinizdir. Turizmde, inşaatta, farklı sektörlerde çalıştım. Karar masalarında oturdum. Risk aldım. Sorumluluk aldım. Ama hiçbir zaman kolay olanı seçmedim. Çünkü şunu çok erken tecrübe ettim: Gerçek başarı, tesadüf değildir. Başarı; aklın, disiplinin ve istikrarın bir sonucudur. Biz Türkiye’nin 81 ilinde kadınların girişimcilik yapması için onlara destekler verdik. Yapılmamışı yapmaya çalışıyoruz. Biraz önce bahsedilen konu gibi, olmaz yapılamaz denileni yapmaya çalıştık. Türkiye’nin 81 ilinden Ankara’yı hiç görmemiş Ata’sı ve Anıtkabirle tanışmamış, gençlerimizi buluşturduk. Bunlar çok güzel projeler. Yine kadınlarımız ile ilgili, birçok proje gerçekleştirdik ve bunları sosyal medyadan takip edebilirsiniz” dedi.

“RAHAT ZAMANLARDA DEĞİL - BEDEL ÖDENEN ALANLARDA, BAŞARI ORTAYA ÇIKAR”…
Sorumluk duygusu beni Sivil Toplumcu yaptı. Kendime rol modeller belirledim, ben rahat zamanlarda değil bedel ödenen alanlarda, daha çok başarının ortaya çıkacağına inanan insanlardanım. Başları yalnız olduğun zamanlarda ortaya çıkmaktadır diyen Emel Hanım; “Başarı Rahat alanlarda değil, bedel ödenen yerlerde doğar. Hiçbir başarı kalabalıkların içinde başlamaz. Başarı, çoğu zaman kimsenin sizi alkışlamadığı anlarda başlar. Başarı, en çok yalnız kaldığınız gecelerde şekillenir. Ben bu yolu bir kadın olarak yürüdüm. Bunu saklamıyorum. Bunu özellikle söylüyorum. Çünkü bazı yollar hâlâ kadınlar için daha dardır. Bazı masalarda hâlâ kadınların sesi daha az duyulur Görmezden gelinirsiniz. Yok, sayılırsınız, hatta yük sayılırısınız. Size sınırlar çizmek isterler. Ama ben sessiz kalmadım.

Kimliğimi açıklamak zorunda hissetmedim. Yetkinliğimi savunmak zorunda da kalmadım. Çünkü şunu biliyordum: Liderlik izinle verilmez. Liderlik alınır. Ama liderlik, başkalarının size çizdiği sınırları kabul etmemektir. Hayatım boyunca kimse bana hazır bir yol sunmadı. Ama kimse de beni yolumdan çeviremedi. Başaramamak bir yenilgi değildir; vazgeçmek başarısızlıktır. Evet, zor zamanlar oldu. Yanıldığım anlar oldu. Kaybettiğim anlar oldu. Ama şunu hiç yapmadım: Sorumluluktan kaçmadım. Çünkü liderlik, güç sahibi olmak değildir. Liderlik, sorumluluk sahibi olmaktır. Yalnız kaldım, evet. Kaybettim, evet. Yanıldım, evet. Ama şunu hiç yapmadım: Suçu başkasına atmadım Ve şunu net olarak gördüm: Eğer siz kendi yerinizi savunmazsanız, kimse size yer açmaz. Bu yüzden ben hiçbir zaman bekleyen olmadım. Ben yol açan oldum. Kaybetmek zayıflık değildir. Vazgeçmek zayıflıktır. Yanlış yapmak utanç değildir. Ders almamak utançtır. Hayat bana şunu öğretti:
Her kayıp, doğru okunduğunda bir basamaktır. Ve ben her kaybı bir basamağa çevirdim. Çünkü ben durmam. Ben ilerlerim. Kendimize yer açarken üslubumuza dikkat etmeliyiz gençler, yol açılmaz – yol açılır. Biz kendimize yol açmasak kimse bize yol vermez” şeklinde konuştu...

GENÇLER; “GERÇEK LİDERLİK, ALKIŞLA DEĞİL, EMANETLE ÖLÇÜLÜR. GERİDE BIRAKTIĞINIZ İZLERLE ÖLÇÜLÜR, BAŞARI SADECE KAZANMAK DEĞİL, İNSANA DOKUNMAKTIR”…
Gençlere seslenerek konuşmasına devam eden Emel Uslu Atik; “ Hayatta iki tür insan vardır: Kendisine yol gösterilmesini bekleyenler… Ve yolunu kendisi çizenler… Ben ikinci yolu seçtim. Ve bu yolun bir bedeli vardı. Bazen yalnız kalırsınız. Bazen yanlış anlaşılırsınız. Bazen güvendiğiniz insanlar yanınızda olmaz. Ama şunu unutmayın: Hiçbir bedel, kendi potansiyelinizden vazgeçmenin bedelinden daha ağır değildir. Bize gelen teşekkür mesajları ve yurdun 4 bir yanından mektuplar o kadar kıymetli ki, en büyük başarım ve ödülümde budur. Ailenizde de lider olmalısınız, Ben aynı zamanda bir anneyim. 2 de çocuğum var, bana göre liderlik ve annelik liderliğin en saf hâlini öğretti. Liderlik, bir kürsüde durmak değildir. Liderlik, bir hayatın sorumluluğunu taşıyabilmektir. Çocuklarınıza adalet öğretiyorsanız, vefayı öğretebiliyorsanız siz gençlerin önünde kimse duramaz. Sahte başarıya yer yoktur hayatınızda. Gerçek liderlik, alkışla değil, emanetle ölçülür. Geride bıraktığınız izlerle ölçülür. Başarı bir gence dokunmak, kadını ayağa kaldırmak küçük bir çocuğa destek vermektir. Bir gencin hayatına dokunabiliyorsanız… Bir kadının ayağa kalkmasına vesile olabiliyorsanız… Bir çocuğun “Ben de yapabilirim” demesine neden olabiliyorsanız… İşte gerçek başarı budur. Sadece kazanmak değil, insana dokunmaktır. Toplumlar, konfor alanında kalanlarla yükselmez. Toplumlar, risk alanlarla yükselir. Sorumluluk alanlarla yükselir. Cesaret edenlerle yükselir. Eğer bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olmak istiyorsanız, önce kendinizin sorumluluğunu alacaksınız. Bilginizle yükseleceksiniz. Ahlakınızla yükseleceksiniz. Duruşunuzla yükseleceksiniz. Çünkü karakter, başarının temelidir.

BEN YOL İSTEMEDİM. BEN YOL AÇTIM. GENÇLER SİZE ŞUNU SÖYLÜYORUM: “YOL AÇILMAZ. YOL AÇILIR”…
Gençler, Kimliğinizi başkalarının onayına teslim etmeyin. Kolay olanı değil, doğru olanı seçin. Herkes susarken konuşun. Ama konuştuğunuzda, seviyenizle konuşun. Çünkü insan, kendinden vazgeçtiği gün kaybeder. Benim hayatımda kimse bana hazır bir yol vermedi. Ama kimse de beni durduramadı. Çünkü ben şuna inandım: “Yol açılmaz. Yol açılır”. Ben yol istemedim. Ben yol açtım. Ve bugün burada size şunu söylüyorum:
Hayal kurmak bir lüks değildir. Hayal kurmak bir sorumluluktur.
Bu ülkenin size ihtiyacı var. Cesaretinize ihtiyacı var. Aklınıza ihtiyacı var. Duruşunuza ihtiyacı var. Bu ülke, cesur gençlere muhtaç. Bu ülke, fikrini yumrukla değil, bilgiyle savunanlara muhtaç. Ve sözlerimi, hayatım boyunca pusulam olan bir cümleyle bitirmek istiyorum.

Mustafa Kemal Atatürk diyor ki: “Bütün ümidim gençliktedir.”
Ama ben bugün şunu ekliyorum: Eğer bütün ümit sizseniz, o zaman sıradan olma lüksünüz yok. Ayağa kalkın. Yer istemeyin. Yer açın. Eğer umut sizseniz, sıradan olamazsınız. Ayağa kalkacaksınız. Sorumluluk alacaksınız. Ve yer istemeyeceksiniz. Yer açacaksınız. Ben buradayım. Siz geliyorsunuz. Ben yaptım. Siz daha iyisini yapacaksınız. Hepini güzel kalbinizden öpüyorum” diyerek sözlerini noktaladı.

Konuşmasının ardından Emel Uslu Atik’e başkent gençlik meclisi başkanı Hilal Gedik tarafından ödülü takdim edildi ve anı fotoğrafları çekildi.

