Şehir, ışıklar, müzikler ve ritüellerle başka bir zamana geçer. Bu dönüşümün sahnedeki en güçlü simgelerinden biri ise kuşkusuz Fındıkkıran. Çaykovski’nin ölümsüz müziğiyle her sezon yeniden canlanan eser, sadece bir masal anlatısı değil; umut, hayal ve yeniden başlama duygusunun sahnedeki karşılığıdır.


İstanbul’da, yıl sonunun büyüsünü sahneye taşıyan isimlerden biri de Buse Babadağ. Amerika Birleşik Devletleri’nde baş balerin unvanını alan ilk Türk balerin olarak uluslararası sahnelerde önemli bir yolculuğa imza atan Babadağ, İstanbul Genç Bale Topluluğu ile  Fındıkkıran ile Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.